16 Kasım 2005

">Link

MERHABALAR

Bloglar arası düzenlenen yemek etkinliklerine katılmak istiyorum.Hatta Hurma ye için tarifler bile araştırdım ve ne yapacağıma karar vermiştim.Maalesef bilgisayar arızamız hala giderilemedi.O yüzden resim yüklemede sorunlar yaşıyorum.Şu anda bir de evden ADSL bağlantı sorunumuz var.İnşallah en kısa zamanda biter ve bende sizlerle yaptıklarımı paylayabilirim.
Hoşçakalın.

21 Ekim 2005

İZMİR'DE DEPREM

17.Ekim'den itibaren İzmir'de sürekli depremle yaşamaya başladık.
Pazartesi 5.2,5.6 ve 5.9 en son dün gece yine 5.9 Şiddetinde bir depremle bütün İzmirli'ler sokaklara döküldü.
Depremleren daha uzun süre süreceğini,büyüklüğünde 6.0-6.5 şiddetinde olacağını bildiriyorlar.
Depremlerde en çok korktuğum bütün aile'nin ayrı yerlerde olmasıdır.Umarım bundan sonra daha büyük depremler yaşamayız.
Bütün İzmir'lilere geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

06 Ekim 2005

İYİ RAMAZANLAR

Ben işimin stresinden,yoğunluğundan vede bünyem kaldırmadığı için sadece hafta sonra tutuyorum.
Eşim ve Kızım(zaman zaman)tutmaya çalışır,oğlum tutmaz.Dün akşam ilk iftarda eşim işyerinde,ben yolda,kızım evde karşıladık.Umarım hafta sonları hep beraber iftar sofrasında ,iftar saatini beraber bekleyip,bu manevi duyguyu tadacağız.

Herkese tekrar iyi Ramazanlar.

03 Ekim 2005

HAFTA SONU KEŞFİ

Bu hafta sonu İzmir Güzelbahçe'de Villa Hannover diye bir fırın keşfettim.Alman unlu mamüllerini satan bir yer.
Uzun süre Almanya'da yaşamış ,alman pasta ve keklerini çok seven biri olarak böyle bir yeri keşfetmenin benim için büyük bir mutluluk olduğunu fark ettim.İçeri girdiğiniz zaman Almanya'da Beakerei'da ne görüsyorasınz aynısını görüyorsunuz.Büyük bir mutluluk.Kahvaltı için hemen Berliner,Lebkuchen,Bleckuchen aldım.Eve geldiğimde büyük bir keyf ile çocuklarala beraber yedik.Villa Hannover'in resimlerini ve detayları sizlerle daha sonra paylaşacağım.

ASIL AMACIM........

Bu blog günlüğümün amacı sizlere yemek maceralarımı ve tariflerimi paylaşlakdı.Çalıştığım için ve akşamları eve geç geldiğim için çok fazla zaman bulamıyorum.Hafta sonlarıda ancak ev işleri,alışveriş,çocuklar ...vs ile geçiyor.
Çoğu günlükleri nerdeyse hergün takip etmeye çalışıyorum ve vermiş olduğunuz tariflerin çoğunu deniyorum.
Umarın en kısa zamanda sizlerle yemek üzerine daha fazla bilgi paylaşabilirim.


19 Ağustos 2005

YASTIK ALTI hikayeleri

Merhabalar,
uzun süredir işlerimden ve yaz dönemi olmasından dolayı yazamadım.Bundan sonra bol bol sizlerle beraber olmaya çalışacağım.
İşte Dünya Gazetesi 19.08.2005 Tarihli Noyan Doğan'a ait bir yazı.

Yaşlı kızıldereli reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş,az ötede birbiriyle boğuşup duran iki kut köpeğini izliyorlardı.Köpeklerden biri beyaz,biri siyahtı ve 12 yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı.
Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu,yanından ayırmadığı iki iri kurt köpeğiydi bunlar.
Çocuk,kulübeyi korumak için bir köpeğin yeterli olduğunu düşünüyor,dedesinin ikinci köpeğe neden ihtiyacı olduğunu,renlerinin neden illa siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık.O merekla,sordu dedesine.Yaşlı reis,bilgece bir gülümsemeyle torununun sırtını sıvazladı;''Onlar benim için iki sim2gedir evlat''dedi.''Neyin Simgesi''diye sordu çocuk.''İyilik ile kötülüğün simgesi.Aynen şu gördüğün köpekler gibi iyilik ve kötülük içimizde sürekli mücadele eder durur.Onları seyrettikçe ben hep bunu düşünürüm.Onun için yanımda tutarım onları.''
Çocuk,sözün burasında;mücadele varsa,kazananı da olmalı diye düşündü ve her çocuğa has,bitmeyen sorulara bir yenisini ekledi;''Peki''dedi;''Sence hangisi kazanır bu mücadeleyi/''
Bilge reis,derin bir gülümsemeyle baktı torununa.
''Hangisi mi evlat?Ben,Hangisini daha iyi beslersem.''

Tatil izlenimlerimi ve resimlerimi daha sonra sizlerele paylaşacağım.